img-01

Haber & Etkinlikler

Bilgi Arama

Yabancı İşçi Çalıştıran İşverenlerin Hukuki Sorumlulukları

2026-03-27

SAYI  : ÖZDERİN 2026/4

 

Yabancıların istihdamına ilişkin çok sayıda yasal düzenleme bulunmaktadır. Bunlar arasında 2014 yılında yürürlüğe giren 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 2016 yılında yürürlüğe giren 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve 2022 yılında yürürlüğe giren Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği öne çıkmaktadır.

  1. Yabancı İşçi Kavramı  

Türk hukukunda yabancı işçilerin çalışmasına ilişkin temel düzenleme 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’dur. Kanunun amacı; yabancıların Türkiye’de çalışmasına ilişkin politikaların belirlenmesi ile çalışma izni ve çalışma izni muafiyetine dair usul ve esasların düzenlenmesidir (m.1). Kanun kapsamında yabancı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan kişiyi ifade eder.[1]

Uluslararası İşgücü Kanunu; Türkiye’de çalışmak, staj yapmak veya mesleki eğitim görmek üzere bulunan yabancılar ile geçici nitelikte hizmet sunan yabancıları kapsadığı gibi, yabancı işçi çalıştıran veya çalıştırmak isteyen gerçek ve tüzel kişilere de uygulanır (m.2)[2]. Çalışma izninden muaf tutulan yabancılar bakımından da işlemler bu Kanun hükümlerine tabidir. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar saklıdır. Bilanço usulüne tabi işyerlerinde (LTD., A.Ş. gibi) yabancı işçi çalıştırabilmek için her bir yabancı için en az beş Türk vatandaşın çalışması esastır.

  1. Çalışma İzni ve Yükümlülükler
  1. Çalışma izninin tanımı ve türleri: 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’na göre çalışma izni; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen ve yabancıya geçerlilik süresi boyunca Türkiye’de çalışma ve ikamet hakkı tanıyan resmî belgedir. Kanun kapsamındaki yabancıların, çalışmaya başlamadan önce çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti almaları zorunludur. Geçerli bir izin veya muafiyet olmaksızın çalışılması hâlinde yabancı ve işveren hakkında idari ve cezai yaptırımlar uygulanır.

Kanunda çalışma izni türleri; süreli çalışma izni, süresiz çalışma izni, bağımsız çalışma izni ve istisnai çalışma izni olarak düzenlenmiştir. Ayrıca çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti, kural olarak ikamet izni yerine geçmektedir. Ancak uluslararası koruma başvuru sahipleri, şartlı mülteciler ve geçici koruma kapsamındaki yabancılar bakımından bu izinler ikamet izni yerine geçmez.

  1. Çalışma izni alma yükümlülüğü: 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nda çalışma izni alma yükümlülüğü açık biçimde tek bir tarafa bırakılmamış, ancak sistematik yorumla işveren ağırlıklı bir sorumluluk rejimi öngörülmüştür. Madde 6/2 uyarınca: “Bu Kanun kapsamında yer alan yabancıların çalışma izni olmaksızın Türkiye’de çalışmaları veya çalıştırılmaları yasaktır.” Bu hüküm, yasağın iki taraflı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır:

 

  1. Çalışma İzni Olmadan Yabancı İşçi Çalıştırmanın Sonuçları

Kaçak yabancı işçi çalıştırma cezası, 6735 Sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu uyarınca hem izinsiz çalışan yabancıya hem de işverene uygulanacak idari para cezasıdır. Bunun yanında, çalışma izni bulunmadan çalışan yabancılar sınır dışı edilmek üzere İçişleri Bakanlığına bildirilir.

Kaçak yabancı işçi çalıştırma cezasının verilebilmesi için tespit yapılması gerekir. Türkiye’de çalışan yabancının çalışma izni olup olmadığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri ve denetmenleri tarafından denetlenir. Bunun yanı sıra kolluk kuvvetleri; kendi mevzuatları uyarınca yapacağı her türlü denetim, kontrol ve teftişte izinsiz çalışan bir yabancının tespit etmeleri halinde durumu Bakanlığa bildirir. Bazı durumlarda, işverenin yabancıyı bilerek izinsiz çalıştırdığı tespit edilirse, göçmen kaçakçılığına yardım suçlamasıyla işvereni karşı karşıya bırakabilir. 

  1. Yabancı işçi ve işveren bakımından 2026 yılı için uygulanacak idari para cezaları

-Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işverenlere her bir yabancı için 2026 yılı için 102.503 TL,

 

-Çalışma izni olmaksızın bağımlı çalışan yabancıya 2026 yılı için 40.977 TL,

 

-Çalışma izni olmaksızın bağımsız çalışan yabancıya 2026 yılı için 82.010 TL,

 

-6735 sayılı Kanunda öngörülen bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen bağımsız ve süresiz izinle çalışan yabancı ile yabancı çalıştıran işverene her bir yabancı için 2026 yılı için 6.805 TL,

  1. Kaçak Yabancı İşçi Çalıştırma Cezasına Karşı Başvurulabilecek Hukuki Yollar: Kaçak yabancı işçi çalıştırma cezası olarak hem çalıştıran işverene hem de yabancı işçiye idari para cezası verilir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca idari para cezasına karşı Sulh Ceza Mahkemesine, para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde dilekçe ile başvurulabilir. 15 günlük sürede başvuruda bulunulmaması halinde karar kesinleşir. [3] Ayrıca, bildirim yükümlülüklerini ihlalden doğan idari para cezasına karşı itiraz da aynı usul ve esaslara tabidir. Yabancı işçi hakkında, çalışma izni bulunmadan çalıştığı tespit edildiğinden sınır dışı edilmek üzere İçişleri Bakanlığına bildirilir
  2. SGK Primleri ve Geriye Dönük Yükümlülükler: İzinsiz çalıştırılan yabancı için SGK primlerinin yatırılmaması hem işverenin cezai sorumluluğunu arttırır hem de geri dönük yükümlülük doğurur. Sosyal Güvenlik Kurumu, izinsiz çalıştırılan süre boyunca işverenin prim ödemediği tespit ettiğinde, bu primler gecikme cezası ve faiziyle birlikte talep eder. SGK açısından bu durum, kayıt dışı istihdam olarak değerlendirilir.
  3. Vergi Hukuku Açısından Sorumluluklar: İşverenin yabancı işçiye ödediği maaş üzerinden gelir vergisi kesintisi yapmaması, vergi ziyaına yol açar. Bu durumda, Gelir İdaresi Başkanlığı işverene vergi cezası ve gecikme faizi uygular. Ayrıca bazı durumlarda vergi kaçakçılığı suçu kapsamında savcılığa suç duyurusunda bulunması mümkündür.

 

  1. Ücret, işçi alacağı bakımından sonuçlar

Çalışma izni olmaksızın çalışan yabancılar: Ücret, fazla mesai ücreti, haftalık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, yıllık ücretli izin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi haklarını talep edebilir. İşverenin yasaya aykırı şekilde çalıştırma fiili, işçinin ücret ve diğer alacaklarını ortadan kaldırmaz.

Yargıtay içtihatlarına göre, söz konusu iş ilişkisinde geçerli bir çalışma izni bulunmasa bile, fiili hizmet karşılığı olan işçilik hakları mahkeme nezdinde korunmaktadır.

  1. Yabancı İşçinin Sınır Dışı Edilmesi Riski

Çalışma izni olmadan çalışan işçi bakımından, çalışma izinlerinin olmadığının tespit edilmesinden itibaren 10 gün içinde ülkeyi terk etmek zorundadırlar. Aksi halde çalışma izni bulunmadan çalıştığı tespit edilen yabancılar hakkında, çalışma izni bulunmadan çalıştıkları gerekçesiyle ayrıca sınır dışı işlemleri başlatılır.

  1. Sınır dışı kararının işverene dolaylı etkileri

İzinsiz Yabancı Çalıştırılması Hâlinde İşverene Yüklenen Mali Sorumluluklara İlişkin Yönetmelik’e göre izinsiz yabancı çalıştırmanın yalnızca idari para cezası ile sınırlı kalmadığını; sınır dışı sürecine ilişkin tüm kamu giderlerinin işverene yüklenmesi sonucunu doğurduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bu Yönetmelik, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’na aykırı şekilde izinsiz çalıştığı tespit edilen yabancıların, sınır dışı edilme sürecinde kamu tarafından karşılanan giderlerin işveren veya işveren vekilinden tahsil edilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.

Yönetmelik kapsamında; izinsiz çalışan yabancılar, bu yabancıları çalıştıran işveren ve işveren vekilleri ile yabancıların varsa eş ve çocukları için konaklama, ülkelerine dönüş ve gerekli hâllerde sağlık giderleri, Göç İdaresi Başkanlığı bütçesinden karşılanmakta; ancak yabancıdan tahsil edilemeyen bu tutarlar doğrudan işverene rücu edilmektedir.

İzinsiz çalışma tespiti; denetim, inceleme ve kolluk kontrolleri sırasında yapılmakta, tespit hâlinde idari yaptırımlar uygulanmakta ve yabancı hakkında sınır dışı etme süreci başlatılmaktadır. Sınır dışı kararının alınmasından yabancının fiilen ülkeden çıkarılmasına kadar geçen sürede yapılan tüm harcamalar işveren veya işveren vekilinden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmektedir.

Bu kapsamda işveren;

  • Geri gönderme merkezlerinde yapılan konaklama giderlerinden,
  • Yabancı ve varsa ailesinin ülkesine dönüş masraflarından,
  • Gerekli hâllerde yapılan sağlık harcamalarından,
  • En fazla üç aya kadar olan idari gözetim süresine ilişkin maliyetlerden mali olarak sorumludur.

 

 

 

 

  1. İzinsiz Çalışan Yabancı İşçinin İş Kazası ve Meslek Hastalığı Riski

İşveren tarafından izinsiz çalıştırılan işçi sigortasız çalışan bir işçi niteliğindedir. Sigortasız bir işçinin iş kazası geçirmesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında işverene ağır hukuki sorumluluklar yükler. İş kazası, 5510/13. maddede belirtilen hallerden birinin gerçekleşmesiyle tanımlanır. İşverenin en temel yükümlülüğü ise işe başlama anından itibaren sigorta bildirimini yapmaktır (5510/8) [4]. Bu yükümlülüğün ihlali, iş kazasının sonuçlarından işvereni doğrudan ve kusursuz olarak sorumlu kılar. İşverenin, işçinin sigortasını yapmamış olması, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini de ihlal ettiğini gösterir. İşveren, kazanın oluşumunda kusuru bulunmasa dahi, sigortasız çalıştırma eylemi nedeniyle meydana gelen tüm zararları tazmin etmek zorundadır. Yargıtay kararlarında, sigortasız çalıştırmanın başlı başına ağır bir kusur teşkil ettiği kabul edilmektedir.

5510 sayılı Kanunun “Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk” başlıklı 23’üncü maddesi gereğince;

“Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.”

  1.  Sonuç

Yabancı işçi çalıştıran işverenler, çalışma izni ve sigorta yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde idari para cezalarının yanı sıra geri dönüş, konaklama ve sağlık giderleri gibi mali sorumluluklarla karşı karşıya kalmakta; ayrıca sigortasız çalıştırılan işçinin iş kazası veya meslek hastalığına uğraması durumunda, kusurları bulunmasa dahi doğan tüm zararları tazmin etmekle yükümlü olmaktadır. Bu nedenle, yabancı istihdamında mevzuata tam uyum sağlanması, hukuki ve mali risklerin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Konuya ilişkin her türlü sorunuz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

                                                                                                              Stj. Av. Hatice Duru TUNÇ

                                                                                                              Dava Departmanı

 

 

 

 

[1]- 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu madde 1: Bu Kanunun amacı; uluslararası işgücüne ilişkin politikaların belirlenmesi, uygulanması, izlenmesi ile yabancılara verilecek çalışma izni ve çalışma izni muafiyetlerine dair iş ve işlemlerde izlenecek usul ve esasları, yetki ve sorumlulukları ve uluslararası işgücü alanındaki hak ve yükümlülükleri düzenlemektir.

[2] 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu madde 2/1: Bu Kanun; Türkiye’de çalışmak için başvuruda bulunan veya çalışan, bir işveren yanında mesleki eğitim görmek üzere başvuruda bulunan veya görmekte olan, staj yapmak üzere başvuruda bulunan veya staj yapan yabancılar ile Türkiye’de geçici nitelikte hizmet sunumu amacıyla bulunan sınırötesi hizmet sunucusu yabancıları ve yabancı çalıştıran veya çalıştırmak üzere başvuruda bulunan gerçek ve tüzel kişileri kapsar.

[3]- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu madde 27: İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.

[4] -5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 8: İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür.