img-01

Haber & Etkinlikler

Bilgi Arama

Ticari İşletmelerde Alacağın Temliki, Mükerrer Ödeme Riskleri ve Korunma Yöntemleri

2026-09-16

SAYI: ÖZDERİN 2026/9

Günümüz ticari hayatında işletmeler, finansman ihtiyaçlarını karşılamak veya mevcut alacaklarını yönetmek amacıyla sıklıkla "alacağın temliki" yöntemine başvurmaktadır. Faktoring işlemleri, şirket birleşme ve devralmaları, grup şirketleri arası yapılandırmalar veya teminat amaçlı düzenlemeler kapsamında borçlulardan, başlangıçta sözleşme ilişkisi kurmadıkları üçüncü kişilere ödeme yapmaları talep edilebilmektedir. Ancak bu süreçlerin hukuki çerçevesinin doğru yönetilmemesi, şirketler açısından aynı borcun ikinci kez ödenmesi gibi ciddi mali riskleri ve hukuki ihtilafları beraberinde getirmektedir.

Alacağın Temliki Nedir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki; alacaklının, hakkını bir başkasına devretmesi işlemidir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm (temlik yasağı) bulunmadıkça, borçlunun rızası aranmaksızın EĞER İKİLİ BİR SÖZLEŞME İLE AÇIKÇA TEMLİK YASAKLANMAMIŞSA alacak üçüncü kişiye devredilebilir. Temlik işleminin geçerliliği, TBK m. 184 uyarınca yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. İşlemle birlikte alacak hakkı tüm ferileriyle ( yani faiz, vb.) yeni alacaklıya geçer. Borçlu açısından temel borç ilişkisi değişmez; yalnızca ifanın (ödemenin) yapılacağı mercii farklılaşır.

Borçlunun Bilgilendirilmesi Neden Kritiktir?

Esasen Kanun uyarınca, devrin geçerli olması için borçluya bildirim yapılması zorunlu değildir. Ancak bildirimin yapılıp yapılmaması, borçlunun sorumluluğu açısından öneme sahiptir.

  • Bildirim Öncesi Ödeme: Borçlu, alacağın devredildiğini bilmediği aşamada iyi niyetle eski alacaklıya ödeme yaparsa borcundan kurtulur.
  • Bildirim Sonrası Ödeme: Temlikten haberdar olunmasına rağmen (ihbarın/bildirimin ulaşmasından sonra) eski alacaklıya ödeme yapılması halinde (meğer ki sözleşme ile temlik yasağı getirilmemişse) borç sona ermez. Yeni alacaklı, tutarı faiziyle birlikte tekrar talep edebilir.

Mükerrer (İkinci Kez) Ödeme Riski Hangi Durumlarda Vardır?

Uygulamada en sık karşılaşılan sorun; borçlu şirketin, kendisine ulaşan temlik bildiriminin geçerliliğini araştırmadan ödeme yapması veya aynı alacak için farklı tarihlerde birden fazla kişinin hak iddia etmesidir. Özellikle aşağıdaki durumlarda yanlış kişiye ödeme riski artmaktadır:

  • Faktoring şirketleri aracılığıyla yapılan veya finansman amacıyla düzenlenen toplu temlikler,
  • Grup şirketleri veya iştirakler arasındaki karmaşık alacak transferleri,
  • Borçlu şirkete aynı alacak için birden fazla temlik ihbarnamesinin ulaşması.

Borcun yanlış veya yetkisiz kişiye ödenmesi durumunda şirketler; asıl alacak tutarını yeniden ödemek, temerrüt faizi ve olası yargılama giderlerine katlanmak zorunda kalabilir.

Şirketler İçin Kontrol Mekanizmaları ve Çözüm Yolları Nelerdir?

Bir temlik bildirimi veya ihbarnamesi alınması halinde, Hukuk, Finans ve Muhasebe departmanlarının  birlikte değerlendireceği bir  prosedür işletilmelidir. Bu kapsamda atılması gereken temel adımlar şunlardır:

  1. Evrak Kontrolü: Mutlaka yazılı temlik sözleşmesinin veya noter onaylı ihbarnamenin bir örneği talep edilmelidir.
  2. Yetki Teyidi: Temlik eden tarafı temsil ve ilzama yetkili kişilerin imzalarının sirküler üzerinden doğrulanması gerekir.
  3. Sözleşme İncelemesi: Ana sözleşmede "temlik yasağı"  bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Yasağa rağmen yapılan devirler borçluyu bağlamaz. Yani borçlu bu devri kabul edip etmemekte serbesttir, asıl borçlu olduğu tarafa da ödeme yaparak borcundan kurtulabilir.
  4. Muhasebe Uyumu: Ödeme yapılan tarafın değişmesi, muhasebe kayıtlarında cari hesap tutarsızlıklarına ve bağımsız denetim süreçlerinde pürüzlere yol açabilir. Kayıtların yeni alacaklıya göre güncellenmesi şarttır.

Özetle alacağın temliki, ticari yaşamın olağan bir parçası olmakla birlikte, arka planında titiz bir risk yönetimi gerektirir. Temlik bildirimlerinin rutin bir evrak gibi görülmeyip, asgari doğrulama süreçlerinden geçirilmesi ve şüphe halinde mutlaka hukuki mütalaa alınması, şirketlerin finansal güvenliği açısından zorunluluktur. Bu sebeple bu gibi süreçlerde tarafımıza danışılarak hareket edilmesi, mevcut sözleşmelerin ve alacağın temliki için akdedilecek olan temlik sözleşmelerinin hukuk gözetiminden geçmesi oldukça önemlidir.

 

Bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla,

Av. Senem Çetin

Danışmanlık Departmanı ve Uyum Yöneticisi