img-01

Haber & Etkinlikler

Bilgi Arama

Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakların Tescil Edilmesinin Önemi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

2026-09-16

SAYI: ÖZDERİN 2026/8

Günümüzün dinamik ticari ortamında; özellikle uluslararası alanda rekabetin ve vizyoner projelerin ön planda olduğu sektörlerde şirketlerin sahip olduğu marka, patent, tasarım, faydalı buluş ve benzeri fikri ve sınai mülkiyet hakları (FSMH), kurumsal değerin en hayati unsurlarını oluşturmaktadır. Bu hakların etkin bir şekilde korunabilmesi, ticari sırların güvence altına alınması ve haksız rekabetin önlenmesi için tescil süreçlerinin stratejik bir yaklaşımla yönetilmesi büyük önem taşımaktadır.

1. Tescilin Önemi ve Hukuki Güvence; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) m. 7 uyarınca marka koruması, kural olarak ancak tescil yoluyla elde edilir. Fikri ve sınai mülkiyet haklarında tescil;

  • hak sahipliğinin kesin bir şekilde ispatı ve bu hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi açısından kritik bir işlev görür,
  • hak sahibine yasal sınırlar çerçevesinde münhasır kullanım yetkisi sağlar, taklit ve izinsiz kullanımlara karşı güçlü bir hukuki koruma kalkanı oluşturur,
  • hakların lisans, devir, rehin gibi ticari işlemlere konu edilebilmesini mümkün kılar.

Tescil edilmemiş haklar ise yalnızca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) haksız rekabet hükümleri (m. 54 vd.) ve SMK’nın "gerçek hak sahipliği" istisnası kapsamında korunabilse de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, tescilsiz kullanımda "öncelik hakkının ve tanınmışlığın ispat külfeti" tamamen iddia sahibindedir ve bu durum olası uyuşmazlıklarda ciddi hukuki zorluklar doğurmaktadır.

2. Hak Türlerine Göre Yasal Koruma Süreleri; İlgili kanunlar uyarınca hak türlerine göre belirlenen koruma süreleri şu şekildedir:

  • Marka (SMK m. 23): Başvuru tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunur. Bu süre, bitiminde 10’ar yıllık dönemler halinde sınırsız sayıda yenilenebilir.
  • Patent (SMK m. 101): İncelemeli patentlerde koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 20 yıldır. Bu süre kural olarak uzatılamaz.
  • Faydalı Model (SMK m. 143): Yeni buluşlar için daha hızlı bir koruma sağlayan faydalı model belgesinin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır ve uzatılamaz.
  • Tasarım (SMK m. 69): Tescilli tasarımlar ilk etapta 5 yıl korunur. Bu süre 5’er yıllık dönemlerle yenilenerek toplamda 25 yıla kadar uzatılabilir. Tescilsiz tasarımlar ise, kamuya ilk sunumdan itibaren yalnızca 3 yıl süreyle korunmaktadır.
  • Telif Hakları (5846 sayılı FSEK m. 27): Eser üzerindeki haklar, eserin meydana getirilmesiyle birlikte kendiliğinden doğar; tescil zorunlu değildir. Koruma süresi, kural olarak eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden sonra 70 yıl süreyle devam eder.

3. Stratejik Olarak Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Kullanım Zorunluluğu ve Ciddi Kullanım Kriteri: Markaların tescil edilmesi kadar fiilen kullanılması da esastır. SMK m. 9 uyarınca, tescil tarihinden itibaren 5 yıl süreyle haklı bir neden olmadan kullanılmayan markalar iptal edilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında markanın sembolik olarak değil, pazarın gereklerine uygun olarak "ciddi ve fiili" (genuine use) şekilde kullanılması gerektiği aranmaktadır.
  • Yenilik Kriterinin İhlali: Patent (SMK m. 83) ve tasarım (SMK m. 56) başvurularının en temel şartı "yenilik"tir. Yargıtay içtihatları doğrultusunda, başvuru süreci tamamlanmadan önce projenin, buluşun veya özgün tasarımın kamuya açıklanması veya sergilenmesi yenilik vasfını ortadan kaldıracağından, süreç tamamlanana dek gizliliğin (NDA vb. sözleşmelerle) korunması kritik öneme sahiptir.
  • Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı (SMK m. 25/6): İhlal eden tarafın kullanımına uzun süre itiraz edilmemesi, hakkın zımnen kabulü anlamına gelebilir. Yargıtay, ihlali öğrenen hak sahibinin kural olarak 5 yıl içinde dava açmaması durumunda dürüstlük kuralı (TMK m. 2) gereği hakkını kaybedeceğini kabul etmektedir. Bu nedenle ihlallere karşı proaktif müdahale elzemdir.

Özetle şirketinizin rekabet gücünü koruyabilmesi, AR-GE yatırımlarının güvence altına alınması ve marka değerinin artırılması için fikri ve sınai mülkiyet haklarının mevzuat ve güncel içtihatlar ışığında stratejik bir hukuki bakış açısıyla yönetilmesi şarttır. Gerekli tescil süreçlerinin ve denetimlerin zamanında gerçekleştirilmesi, süresi biten tescillerde varsa uzama için gecikmesizin önceden başvuruda bulunulması telafisi güç ticari zararların önüne geçecektir.

Konuya ilişkin hukuki değerlendirme talep etmeniz, sözleşmelerinizin FSMH açısından revizesi veya şirketinizin mevcut fikri mülkiyet portföyünün gözden geçirilmesi hususlarında destek olmaktan memnuniyet duyarız.

Saygılarımızla,